|
BUĞDAYDA
KALİTE ÖZELLİKLERİ:
Hububat (tahıl) adı verilen taneleri unlu bitkiler botanikte
buğdaygiller (Gremineae) familyasına girer. Dünyada en fazla
üretilen ve tüketilen hububat çeşidi buğdaydır. Uluslararası buğday
konseyi tarafından yapılan son tahminlere göre 2005 ürünü dünya
buğday üretimi 611 milyon ton civarında gerçekleştirilmiştir.
Türkiye, dünya ülkeleri arasında ekim alanı bakımından 7. üretim
miktarı bakımından ise 8. sırada yer almakta ve dünya buğday
üretimindeki payı % 3,6 dolayındadır. Ülkemiz açısından dikkate
alındığında gerek ekili arazi, üretim miktarı, ekonomik değer;
gerekse toplumumuzun beslenmesinde başta gelen ekmek, bisküvi,
makarna, bulgur ve tarhana gibi çeşitli ürünlerin ana hammaddesi
olan buğday Rize dışında tüm illerimizde üretilmektedir. Ekim alanı
yanında iklim ve toprak koşulları, uygulanan tarım tekniği ile iyi
cins ve nitelikte tohumluk kullanmaya bağlı olarak verim yıldan yıla
değişmektedir. Hububattan işlenmiş madde yapım yöntemlerini HUBUBAT
TEKNOLOJİSİ gösterir. Tarımsal hammaddeler içinde besin maddesi
olarak en önemlisi buğdaydır günümüzde dünya nüfusu günlük enerji
gereksiniminin % 60 'dan fazlasını hububattan özellikle buğday ve
pirinçten sağlamaktadır. Hububat içinde buğdayın başta gelme
nedenleri şöyle sıralanabilir.
1- Buğday çeşitli iklim ve toprak koşullarına uyabildiği için dünya
yüzünde üzerinde geniş bir alanda üretilmektedir.
2- Verimi yüksek ve tarımı kolaydır.
3- Depolamaya uygun (su oranı ortalama %12) ve besin değeri
yüksektir.
4- Buğday öğütüldüğünde tane ağırlığının 3/4 oranında un elde
olunur. yan ürünler hayvan yemi olarak kullanılır.
5- Buğday unu su ile yoğrulduğu zaman undaki protein parçacıkları
yaş öz glüten dediğimiz bir madde oluşturur. Glüten hamurun
kabarmasını ve kaliteli ekmek yapımını sağlar. Buğdaydan başka
hiçbir hububat çeşidindeki protein öz oluşturmaz.
BUĞDAY
KALİTESİNİN BELİRLENMESİNDE KULLANILAN ÖLÇÜLER
Botanik Ölçüler:
Tr. Aestivum
Tr. Compactum
Tr. Durum
Buğday tanesininoluşumu ve içine besin depolanması üç aşamada olur.
Süt olum (Protein birikimi)
Sarı olum (Nişasta birikimi)
Fizyolojik olum (Tam olum)
Tarımsal Ölçüler:
Sürme
Pas hastalıkları
Rastık
Fiziksel Ölçüler:
HI Ağırlığı
1000 Tane Ağırlığı
Tanenin şekli ve büyüklüğü
Tane sertliği
Renk
Yabancı maddeler
Öğütme yeteneği
Yoğunluk
Kimyasal
Ölçüler:
Su
miktarı
Kül miktarı
Protein miktarı
Serbest asitlik
Ham elyaf
Teknolojik Ölçüler:
Yaş öz
(Gluten) miktarı
Gluten indeks değeri
Sedimantasyon değeri
Düşme sayısı değeri
Un test cihazı
Hamur test cihazı
1.BOTANİK ÖLÇÜLER
Dünyada yetişen 14 buğday türünden yanlızca 3 türün ekonomik değeri
vardır. Bu türler:
42 Kromozomlu tr. aestivum (Ekmeklik)
42 Kromozomlu tr. compactum (Topbaş)
28 Kromozomlu tr. durum (Makarnalık) dır.
Tr. Aestivum:
En önemli özelliği bu türe ait buğday unlarının ekmeklik yapımında
diğer türlerden daha uygun olmasıdır . Tane sertliği ve protein
miktarı tür içinde geniş bir şekilde değişmektedir. İklim ve toprak
şartları ekmeklik buğdaylarının kalitesi üzerine önemli etki
yapmaktadır.Yazlık veya kışlık ekilir , taneler kırmızı veya
beyazdır.
tr. compactum:
Memleketimizde orta anadolu ve geçit bölgelerinde ekilmektedir.
Kuraklığa dayanıklıdır. Taneleri beyaz tane yapısı yumuşak ve
protein miktarı düşüktür. Bisküvi yapımına müsait olup öz kaliteleri
zayıftır.
tr. durum:
Genel olarak yazlık ekilir , kışlık ekilişleri yalnız akdeniz
ülkelerinde ve türkiyede görülmektedir. Dünya ülkelerinde belirli
yerlerde yetişir ve isteği çoktur, kırmızı taneli çeşitleri
memleketimizde Güneydoğu Anadolu bölgesinde yetiştirilmekte ve
bulgura işlenmektedir
Her tür içinde yüzlerce çeşit bilinmekte ve
ıslahçılar tarafından geliştirilerek üretime verilmektedir. Buğday
ıslahında önceleri verimlilik, hastalık ve böcek etkilerine
dayanıklılık üzerinde durulurken son yıllarda özellikle buğday
kalitesini düzeltme amaç edinilmiştir.Tanenin kalitesinde çeşitten
ileri gelen farklar, ekmeklik buğdaylarda çok büyük durum buğdayında
ise daha azdır.
Buğday tanesinin oluşumu ve içine besin
maddelerinin depolanması üç aşamada gerçekleşir.
Süt olum (Protein birikimi):
Besi doku ( Endosperm)'da ilk biriken maddeler proteinlerdir. 3 - 5
günlük genç endosperm hücrelerinde nişasta hemen hemen hiç yoktur.
Danede depolanan proteinin yaklaşık yarısı, döllenmeden önce sap ve
yapraklarda birikmiş proteinlerden geri kalan, döllenmeden sonra sap
ve yapraklarda oluşarak daneye taşınan proteinlerden ibarettir. Bu
proteinler endosperm hücreleri içinde petek yapı dokusunda bir ağ
doku meydana getirirler. Dane en büyük hacmini alır. Döllenmeden
sonra 20 - 25 gün süren bu dönem sonunda danede su oranı %60
dolayında olup dane içi boza kıvamındadır.
Sarı olum ( Nişasta Birikimi):
Danedeki su oranı %60'ın altına düştükten
sonra protein birikmesi durur, nişasta biirikimi hızla artmaya
başlar. Nişasta tanecikleri süt olum devresinde endospermde oluşmuş
bulunan protein ağlarının içini doldurur. danede hacim küçülmesi
olur ve endosperm balmumu kıvamını alır. 10 - 25 gün süren bu dönem
sonunda su oranı %40'a düşer ve besin maddeleri birikimi durur.
Fizyolojik olum (Tam olum):Danede
besin maddeleri birikimi durduktan sonra, birikmiş maddelerin
olgunlaşması sürer kurak ve sıcak bölgede 2 - 3 gün nemli ve kıyı
bölgelerde ise 5 - 10 gün süren bu fizyolojik olum dönemi sonunda
dane tohum özelliğini kazanır, su oranı %18.5 - 33'e düşer. Bu
dönemden sonra dane sadece su kaybeder. Su oranı %14.5 - 13.5'un
altına düşünce dane olgun hale gelmiştir. Kurak bölgelerdedanedeki
nem oranı %7' ye kadar düşebilir.
2. TARIMSAL ÖLÇÜLER
Tarımsal ölçüler yetiştirici için çok önemlidir. Yetiştiği iklim ve
toprak koşullarına uyma durumu, verimin yüksekliği, hastalık ve
zararlılara dayanma gücü başlıca nitelikleridir. Buğdayda rastlanan
bitkisel hastalıkları şöyle sıralayabiliriz.
1. Sürme:
Mantari bir hastalıktır ülkemiz buğdayları
genellikle bu hastalığa karşı hassastır. ilaçlanmadan kullanılan
tohumlar arasındaki hastalıklı tanelerin parçalanması ile sporları
diğer tanelere bulaşır. Tohumla beraber çimlenen sporlar, bitki ile
beraber büyür ve tanenin içi besin maddeleri yerine sporlarla dolar.
Genellikle ekmeklik buğdaylar üzerinde büyük zararlar yapar.
Değirmende eleme sırasında kolaylıkla ayrılırlar.
2. Pas Hastalıkları :
Sarı, kara ve kahverengi pas adı ile anılan üç
çeşidi vardır. Sarı pas yapraklara, kara pas sap ve yapraklara,
kahverengi pas ise sap kısmına ve yaprak ayasına etkilidir. Bitkinin
gelişmesini önleyerek % 30 - 40 oranında verimin düşmesine neden
olurlar.
3.Rastık:
Mantari bir hastalıktır. Bitki ile beraber
büyüyen sporları tane yerine içerisi rastık sporları ile dolu başak
oluşturur. Verimi oldukça düşürür. Değirmende temizlenme sırasında
kolaylıkla ayrılır.

3. FİZİKSEL ÖLÇÜLER
Genellikle değirmencilik yönünden daha önemli olup, buğdayın
fiziksel özellikleri ve bunlara bağlı olarak değişen un verimi
hakkında bilgi sahibi olmak amacıyla yapılan deneylerdir.
1. HI Ağırlığı:
En basit ve yagın ölçüdür. 100 lt buğdayın kg cinsinden
ağırlığıdır.HI ağırlığına tanenin dolgunluğu, yoğunluğu, şekli,
büyüklüğü ve homojenliği etki yapar. Türkiyede ortalama HI ağırlığı
78 Kg' dır.
2. 1000
Tane Ağırlığı: Buğdayın bin
tanesinin gram cinsinden ağırlığı olup kurumadde olarak belirtilir.
Bu ağırlığı yoğunluk ve büyüklük etkiler. Büyük ve yoğun tanelerin
endospermlerinin, endosperm olmayan kısımlarına oranı, küçük
tanelere göre daha yüksektir. Bin tane ağırlığı çeşide, iklime ve
toprak koşullarına göre değişir. Tane olgunlaşması sırasında hava
gidişi, tanedeki nişasta birikimini önleyeceğinden, cılız kalan
tanelerin ağırlığı azalır. Buğday tanesinin un verimini tahmin
etmede daha sağlıklı bir ölçüdür. Türkiye buğdaylarında yumuşak
olanlarda 24 - 51 gr, sert buğdaylarda 26 - 58 gr arasında değiştiği
belirlenmiştir. Buğdaylarda tane ağırlığına bağlı olarak endosperm
ağırlığının artış gösterdiği kabul edilmektedir. Aşağıdaki tabloda
1000 tane ağırlıkları ile endosperm ağırlığı ve oranları
gösterilmiştir.
1000
Tane ağırlığı (gr)
Endosperm Ağırlığı (gr)
Endosperm oranı (%)
12,7 7,95 62,6
17,2 11,44 66,6
22,5 15,65 69,8
25,0 17,82 71,2
27,7 21,27 76,9
30,4 24,60 81,1
3. Tane Sertliği:
Tanenin sert veya
yumuşak olması, çeşide ait bir özellik ise'de iklim şartlarının
etkisi ile büyük değişmeler gösterir. Genellikle sert tanelerin
gluten miktarı fazla, kalitesi iyidir. Sertlik ve yumuşaklık öğütme
tekniği açısından da önemlidir. Sert buğdayların endospermi daha zor
parçalandığı için bunlara tavlama sırasında daha fazla su verilir.
Öğütme yapılırken sert buğdaylar için daha fazla enerji
gerekmektedir. Buğday kesiti cam gibi parlak görünürse sert (züccai),
unlu beyaz görünürse yumuşak buğday olark tanımlanır. Kesit aleti
ile 50 adet temiz buğday kesilerek taneler sert- yumuşak- dönmeli
olarak sayılır ve % ile belirlenir. Bu değerler buğdayın tavlanması
sırasında verilecek su miktarını etkiler.
4. Renk :
Tanede renk çeşide ve ekim mevsimine göre değişir. Buğdayın bileşim
ve değerini göstermede renkde bir ölçüdür. Tanede renkle protein
miktarı arasında bir ilişki vardır. genellikle tanenin koyu renkli
ve sert olması protein miktarının yüksek olduğunu gösterir, sert ve
koyu renkli olanlar yumuşak ve açık renkli olanlardan üstün kabul
edilir. Buğday tanesi beyaz, sarı, sarımsı ve kırmızımsı
renklerdedir.
5. Yabancı madde :
Buğdaylarda yabancı madde miktarı ve niteliği kaliteyi etkiler ve
buğdayın değirmencilik değeri için önemlidir. Buğdayda bulunan bütün
organik ve anorganik maddeleri içerir. değersiz taneler ve diğer
yabancı maddeler olarak da ayırımı yapılabilir. değirmencilik
açısından analiz olarak ifade edilir. Ekonomik bakımdan da
önemlidir.
6. Öğütme
yeteneği :
Buğday kalitesini saptamada kullanılan fiziksel ölçülerin yapılışı
basit ve bir dereceye kadar buğdayın öğütme ve unun ekmeklik
yeteneğini belirlemede yardımcıdır. Buğdayların öğütme yeteneği özel
laboratuvar değirmenlerinde doğrudan belirlenebilmektedir. 3 kırma
valsi ile 9xx-10xx-11xx elekleri kullanılarak 6 pasaj halinde
(B1-B2-B3 unları ile C1-C2-C3 unları) un ve kaba kepek ile ince
kepek elde edilmektedir. Burada değerlendirilen en önemli veri un
miktarıdır. Buğdaylarda un verimi yazlık kışlık veya sert yumuşak
olma durumuna göre değişmektedir. Un verim %60'tan fazla ise iyi,
%50-60 arası orta, %50 den az ise düşük kabul edilir.Öğütme
yeteneğini değerlendirmede; unun kül niktarı, rengi ve eleklerde
yapışmadan, topaklaşmadan kolayca elenmesi de önemli etkenlerdir.
7. Buğdayın un verimine
etki yapan faktörler :
Yabancı madde miktarı arttıkça un verimi azalır.
Kabuk, embriyo miktarı fazla olan buğdaydan daha az un alınır
Yuvarlak taneli buğdaylar uzun tanelilerden daha fazla un verir.
Buğday tanesi büyüdükçe, hacmi yüzeyinden yüzeyinden daha fazla
büyüyeceğinden un verimi artar.
Kabuğun endosperme yapışma derecesi arttıkça un verimi azalır.
Sert buğdaylarda un verimi yumuşak buğdaylardan daha düşüktür.
i) Yoğunluk :Buğdayın bileşiminde bulunan maddelerin yoğunluğu
farklı ve sudan ağırdır. Nişastanın 1.53, şekerin 1.60, selülozun
1.53, glutenin 1.125 ve mineral maddelerin 2.3'dir. Yağın 0.91-0.96,
havanın ise 0.001293'dür. Buğday tanesinin yoğunluğu 1.32-1.414
arasında değişir. Koyu renkli ve sert buğdaylarda yoğunluk, yumuşak
buğdaylardan daha fazladır.
4.
KİMYASAL ÖLÇÜLER :
Buğday
ve unun belirli bir amaca göre kullanılabilmesi kimyasal bileşimi
ile yakından ilişkilidir. Un ve irmikte yasal olarak bulunması
gerekli niteliklerin sağlanması açısından bilinmesi gereken ve
buğday veya un paçalı yapılırken dikkate alınması zorunlu olan
özelliklerin belirlenmesinde kullanılır.
a-) Su miktarı
: Buğday ticareti ve depolanabilme açısından çok önemlidir. Buğday
tanesinde bulunan su miktarı; buğdayın yetiştiği yerdeki iklim
koşullarına, depolanma sırasında uygulanan yöntem ile nem miktarına
bağlıdır. Hasat mevsiminde yağış veya olgunluk süresinin kısalığı,
depolama yerinin nisbi neminin ve sıcaklığının yükseldiği durumlarda
tanedeki su miktarı artar.
Türkiye buğdaylarında su miktarı %8-14 arasında değişir, ortalama
%9-11'dir. Özellikle avrupa buğdaylarında su miktarı %14'den fazla
olduğundan (Hollanda, Almanya, İngiltere)depolamadan önce
kurutulurlar. Çünkü buğdaylarda su oranı için üst sınır %14.6'dır.
Buğdaylarda su miktarı çok düşük olmasıda istenmez. Çok kuru
buğdaylar gevrek olur, taşımada kolaylıkla kırılır, kırık tanede
yabancı maddeden sayılır. Ayrıca öğütme tekniği bakımından daha
önemlidir. Tavlama sırasında su emme niteliği zorlaşır, süresi
artar. Buğdaydaki su miktarı değişik yöntemlerle belirlenir.
1-) Buğday tanesinin elektrik geçirgenliğine dayanan metotla çalışan
otomatik aletler.
2-) Tane kırılarak Ultra X aletinde 15 dakikada
3-) Klasik kurutma dolabı yöntemi ile buğday kırmasında 2-4 saatte.
4-) Son yıllarda NIR spektroskokopi yöntemi de kullanılıyor.
b-) Kül "Madensel
maddeler" miktarı:
Kül; bitkisel bir maddenin
yakılması sonucu, anorganik madde oksitlerinin oluşturduğu bir
kalıntıdır. Toprakta değişik miktarlarda bulunana çeşitli madensel
maddeler, bitkiler için gerkli olup, modern üretim yöntemlerinde
gübreleme şeklinde uygun zaman ve miktarlarda kullanılırlar. bunlar
içinde K,Ca,Mg,Fe,P ve S önemlidir.
Buğdaylarda bulunan madensel maddeler dıştan içe doğru azalır .
Endospermde %0,3 kepekte %6-8 kadardır: Külün bileşimi yetiştiği
topraktaki mineral madde miktarına, bitki tarafından alınabilme
olanağı ile gübreleme durumuna bağlıdır. Ortalama %1,3- 2,5 arasında
ve memleketimiz buğdaylarında %1,34 - 2,1 olarak değişmektedir.
Buğdaylarda kül miktarı, un randımanı ile yakından ilgilidir. Genel
olarak çeşitli buğdaylardan elde olunan aynı randımanlı unlarda kül
miktarı çok küçük farklar gösterir.Bu özellikten yararlanılarak
unların kül miktarı belirlenir ve bu değerlere göre randımanları
özel kül cetvelinde (mosh)saptanır. Buğdayın kabuk tabakalarının
öğütme işlemi aşamalarında Un'a en az karışacak şekilde;
temizleme-tavlama-vals-ayarı-elek-numarası seçilerek undaki miktarı
ayarlanmaya çalışır. Buğday külünde bulunan madensel maddeler
belirlenmiştir.
Buğday külünde bulunan maddeler (g/100g) Toplam kül 1,860 kükürt
0,914 Kalsiyum 0,048
potasyum 0,571 Mağnezyum 0,173 Sodyum 0,009 fosfor 0,428 klor 0,055
Silisyum 0,006
c-)
Protein miktarı :
Buğdaylarda protein miktarı tür,çeşit,çevre koşulları
(iklim,toprak,hastalık ve zararlılar) ve üretim koşullarına
(gübreleme, sulama, makinalı tarım) bağlı olarak %6-22 arasında
değişmektedir.genel olarak sert buğdaylarıda kurak yerlerde , azotu
bol topraklarda yetişenlerde, yazlık ekilenlerde protein miktarı
fazladır. Özellikle gelişme süresi kısa ve yağışsız olduğundan
protein miktarı artmaktadır. Ülkemiz buğdaylarında protein miktarı;topbaş
buğdaylarda %9-13, ekmeklik buğdaylarda %10-15, makarnalık
buğdaylarda %11-22 arasında bulunmuştur. Bir buğdayın hangi amaçla
kullanılacağını saptamada en etkili kimyasal veri protein
miktarıdır. Kullanım amacına göre üretilecek unlarda bulunması
istenilen miktarların sağlanabilmesi için buğday paçalı yapımında
dikkate alınan en önemli krtiterdir (Örneğin Ekmek , biskğvi, pasta-
paçal un üretimi)
Makarna üretiminde %13 ve fazla , Serbest ekmek üretiminde %13-14,
tava ekmeği %12-13, bisküvi%8,5-10,5 , pasta üretiminde %9- 9,5
protein olması gerekmektedir
Protein miktarı laboratuvarda
Kjeldal, Keltek yöntemleriyle veya NIR aletinde yapılır.
d-)
Serbest asitlik :
Serbest asitlik değeri; gr
kuru maddede bulunan serbest yağ asidini nötralize etmek için
gerekli KOH mg olarak miktarıdır. Yeni hasaat edilmiş sağlam
buğdaylarda serbest yağ asidi değeri 20'den azdır. depolama
sırasında lipaz enziminin yağı parçalamasıyla serbest yağ asitleri
açığa çıktığından asitlik değeri 100'den fazla olmaktadır. Sıcaklık
ve nem miktarı düşük ortamlarda depolamada asitlik artışı en az
olmaktadır.
e-)
Ham elyaf :
Buğday tanesi selilozlu
maddeler %2-2,7 arasında değişir. Küçük veya buruşuk tanelerde
miktar fazladır. Un verimini ters yönde etkiler.
5.
TEKNOLOJİK ÖLÇÜLER :
a-) Yaş öz Gluten :
Buğday unu su ile hamur haline getirildiğinde, unun bileşiminde
sabit proteinlerden gliadin ve glutenin suyu emerek şişer. Hamur %2
lik tuzlu su ile yıkandığında önce azotlu maddelerle kenetlenmiş
durumda bulunan nişasta ile azotlu maddelerden albumin ve globulin
su ile ortamdan ayrılırlar, geriye yaş öz (gluten) dediğimiz elastik
ve plastik bir madde kalır. Hamurda yoğurulma sırasında ağ gibi bir
yapı oluşturan gluten, fermantasyon sırasında maya tarafından
üretilen karbondioksit gazının tutulmasını ve büyük hacimli ekmek
oluşmasını sağlar. Yaş öz miktarı Gluten yıkama cihazı ile buğday
kırmasından veya undan yıkanarak elde edilir. Sonuç % olarak
belirtilir. Buğdaylarda yaşöz miktarının fazla olması istenir.
Yaş Öz miktarı
Kırmada Unda
>30 >35 Yüksek
23-30 28-35 İyi
15-22 20-27 Orta
<15 <20 Düşük
Yaş özün kurutulması ile kuru öz elde edilir.
Buğdaylarda proteinin %80-85'inin kuru özü oluşturduğu ve protein
miktarı ile ilişkili olduğu kabul edilir.
b-) Gluten İndeks :
Son yıllarda uygulanmaya
başlıyan bu metoda göre, Standart Glutomatik metodunda 10 gram un
veya kırma örneğini 4.8ml %2'lik tuzlu su çözeltisi ile 20 saniye
yoğurulup 5 dakika yıkanarak elde edilen yaş gluten içinde özel elek
bulunan kartuşuna konup1 dakika 6000d/dakika santrifüje tabi
tutulmaktadır. Elek üzerinde geçmeden kalan kısım ve toplam yaş öz
tartılarak Gluten indeks değeri hesaplanmaktadır.
Elekten Geçmeyen Kısım
Gluten İndeks = ---------------------------- x 100
Toplam Yaş Öz
Santrifüjleme sırasında
gluten özelliklerine veya kalitesine bağlı olarak buradaki elekten
az veya çok geçişi söz konusudur. Gluten çok zayıf olduğunda yaş
özün tamamı elekten geçerek gluten indeks sıfır (0) bulunmakta ,
kuvvetli olduğunda ise hiçbir kısım elekten geçmeyerek 100 değeri
elde edilmektedir.
Gluten indeks değerinin iki
amacı vardır. 1. Yaş özün parmaklar arasında uzatılarak subjektif
duyusal denemeyle gluten kalitesini belirleme yerine
kullanılabilmesi. 2. Bu metot aynı zamanda buğday kırmasınada
kullanılabilmektedir. Böylece kısa bir sürede (10 dak.) hem yaşöz
hemde gluten
indeks değeri belirlenmektedir.
c-) Çökme değeri (
Sedimantasyon) :
Buğdayların gluten kalitesi hakkında bilgi veren önemli bir
yöntemdir.Buğdaydan elde edilecek unda deney yapılırken özel
değirmenler kullanılmalı ve 150 mikron göz genişliğindeki elekten
(9xx) elenmesi gerekir. Belirli randıman ve belirli irilikteki un
parçacıklarının sulu zayıf asitlerde, su alıp şişmesi belirli sürede
çökmeleri sonucu oluşan hacim, çökme değerini verir. Özel
sedimantasyon tüpünde 3.2g Un tartılır, üzerine 50 ml bromfenol
mavili su kanup tüpün ağzı kapatılarak kuvvetlice çalkalanır, sonra
çalkalama aletinde 5 dakika çalkalanır. Üzerine 25 ml test çözeltisi
(Laktik asit + izopropil + su karışımı) ilave edilerek tekrar
çalkalama aletinde 5 dakika çalkalanır. Aletten alınan tüpler 5
dakika bekletildikten sonra tüp içinde çökmüş haldeki un seviyesi
tüp üzerindeki taksimattan ml olarak okunarak sedimantasyon değeri
belirlenir, iki paralelin ortalaması alınır. Bu değer Un'un gluten
kalitesine bağlı olarak yüksek çıkar. Ekmeklik unlarda 15-20 ml orta
25-30 ml iyi 30 üzeri çok iyi kabul edilir.
Gecikmeli sedimantasyon testi : Süne zararı görmüş buğday veya
bunlardan elde edilen unların belirlenmesinde uygulanan bir
yöntemdir. Deney yapılırken un üzerine bromfenol mavili su konulup 5
dakika çalkalandıktan sonra deney tüpleri uygun bir yerde 1 saat
bekletilir sonra deneye devam edilir. Normal sedimantasyonla
belirlenen değerden azalma varsa süne zararı gördüğü anlaşılır. (
Örneğin normal sedimantasyon değeri 25ml gecikmeli sedimantasyon
değeri 20-15-10 gibi değerler) eğer değişmez veya artar ise buğday
kalitesinin iyi olduğu gözlenir.
d-) Düşme
sayısı değeri ( Falling -Number / Fallzahl) :
Buğday kırması veya unlarda diastatik aktiviteyi belirlemede
kullanılan bir yöntemdir. özellikle ekmek yapımında oluşacak gaz
miktarı ve ekmek hacminin büyümesi açısından önemlidir.
Buğday nişastasının unda bulunan alfa ve beta amilaz enzimlerinin
etkinliği ile viskoztesini kaybetme süresi saniye olarak düşme
sayısını verir. Önemli bir veridir. Tüp içinde 7 grm un veya kırma
tartılır üzerine 25 ml su ilave edilip ağzı kapatılarak kuvvetlice
çalkalanır. Tıpa çıkartılıp viskometre karıştırıcısı konularak düşme
sayısı cihazının kaynar su banyosundaki özel yere tüp yerleştirilir
ve cihaz çalıştırılır 5 saniye sonra otomatik olarak tüp ve
içerisindeki un-su karışımı 55 saniye karıştırılır ve viskometre
karıştırıcısı üst seviyede kalır. Çirişlenmiş nişasta içindeki alfa
amilaz enzimlerinin çalışması sonucu tüp içindeki karışım
sıvılaşmaya başlar ve viskometre karıştırıcısı yavaş yavaş düşerek
aşağıya indiği anda cihaz durur ve ekranında okunan değer saniye
olarak düşme sayısını verir ekmeklik unlarda istenen düşme sayısı
250+25 saniyedir bu değer 150 den küçükse buğday veya unun kötü
şartlarda depolandığı ve enzim aktivitesinin çok arttığı anlaşılır.
300 saniyeden fazla düşme sayılı unlarda enzim katkısı ilave
edilmezse ekmek hacminde ve kalitesinde düşme meydana gelir, hamur
yeterince gaz oluşturmaz, ekmek içi sıkı olur.
Düşme sayısı uygun olmayan unlar paçal yapılarak da
iyileştirilebilir.
e-)
Un Test Cihazı :
Unların istenen kıvamda (Konsistenste)
hamur haline geldikten sonra reolojik özelliklerini belirlemek
amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Amerikada
miksograf ve avrupada ve ülkemizde Un Test
Cihazı da aynı amaçla kullanılmaktadır. Cihaz termostatlı su banyosu
S şeklimde iki palet yardımı ile hamurun oluşturulduğu yoğurma
kabını, hamurun paletlere gösterdiği direnci dinamometre ve oluşan
basıncı grafik halinde yazıcıya kaydeden kısımdan oluşur.
İstenildiğinde çizilen kurveler bilgisayar yardımı ile grafik olarak
elde edilebilir. Başlıca iki amacı vardır. unun belirli konsistensde
hamur meydana getirmesi için gerekli su miktarının ( %su kaldırma)
saptanmasında ve yoğurma sırasında hamurun, yoğurucuya gösterdiği
direncin grafik olarak belirlenmesi ve değerlendirilmesinde bu
aletler kullanılır. Hamurun fiziksel özelliklerini ölçmede,
hamurdaki glutenin gelişme durumunu belirlemede yararlanılır. Kurve
üzerinde % su kaldırma değeri ml olarak, gelişme süresi ve stabilite
değeri dakika ve yumuşama değeri kansistens olarak belirtilir. Kurve
bant kalınlığının fazla, gelişme stabilite sürelerinin uzun,
yumuşama değerinin düşük olması istenir.
f-)
Hamur Test Cihazı :
Unların belirli konsistens
derecesinde (500 Kons. ) hamur haline getirdikten sonra bekletilip
çekme ve uzamaya karşı direncinin grafik olarak belirlenmesi
amacıyla üretilmiştir.
Un (300g) %2 tuz ve 5 dakika içinde 500
kansistensi ortalayacak miktarda su ile yoğüurulan hamurdan 150
gramlık iki parçaya yuvarlak ve silindir şekli verildikten sonra
45-90-135 dakika 30ºC de dinlendirilip; aletin özel çengeli ile
çekilerek hamurun çekme ve uzamaya karşı gösterdiği direnç. kurve
şeklinde çizilir. Bu kurve üzerinde 1. hamurun çekme ve uzamaya
karşı gösterdiği direnci, konsistens olarak (max veya 5.cm) ,
2.Uzama yeteneği mm olarak, 3. Kurvenin oluşturduğu alan planimetre
ile ölçülerek cm^2 cinsinden belirtilir. Genelde ekmeklik unlarda
alanın fazla, kurve yüksekliğinin orta (400-600 kons.) ve uzama
yeteneğinin 90-110 mm olmasının yeterli olacağı kabul edilmektedir.
Cihazın bilgisayara bağlanması ile kurvenin değerlendirilmesine ait
hesaplar otomatik olarak yapılıp, grafik olarak çizilebilmektedir.
|