|
Ekmeğin tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. İlk insanlar
su ile ıslatılmış ve kendi haline birakilmis bugday
kirmasinda gözeneklerin meydana geldigini görmüsler, bu
kitleyi sicak taslar üzerinde pisirdikleri zaman, bunda tad
ve lezzet oldugunu anlamislardir. Daha sonra av için
yaptiklari uzun seyahatlerde, bu ilkel mayali ekmegi de
beraberinde götürmüslerdir.
Eski devirlerde insanlar yiyeceklerini herhangi bir isleme
tabi tutmadan tüketmekteydi. Bunun istisnasi belki de bugday
ve undan üretilen ekmekti. Yapilan arastirmalardan
anlasildigina göre M.Ö. 4000 yillarinda Babiller firinlarda
ekmek pisirmeyi biliyorlardi. Yine M.Ö. 4300 yillarinda
degirmencilik ve firincilik sanatinin icra edildigi, yapilan
kazilardan anlasilmistir.
Mayali ekmek, ilk kez M.Ö. 1800 yillarinda Eski Misirlilar
tarafindan tesadüfen bulunmustur. Misirlilarin, ekmegin
zenginlestirilmesinden haberdar olduklari, ekmege bal, hurma
gibi maddeler kattiklari tesbit edilmistir. Eski Misir’da
hemen her olayda ve törende ekmek, ekonomik katkisi
açisindan büyük nimet olarak kabul edilmistir.
Ekmek yapim sanati Akdeniz ülkelerine Eski Misir’dan
yayilmistir. Eski Yunanlilar, M.Ö. 8. yüzyilda ekmegi
Misirlilar’dan ögrenmislerdir. Daha sonra Romalilar
zamaninda ekmekçilik oldukça gelismis ve büyük ticari
firinlar yapilmistir.
Ekmek yapma sanati, Orta Avrupa’ya ve Avrupa’nin diger
ülkelerine ise çok sonralari, güneyden yayilmistir. Ekmek
yapiminda çavdar ve diger tahillar da kullanilmaya
baslanmistir. Avrupa’da 15. yüzyilda beyaz ekmek yapimi
baslamis, bunu o devirlerde ancak zengin sinif yiyebilmistir.
Mikroorganizmalarin ve mayanin kesfinden sonra 19. yüzyilda
ticari olarak üretilmeye baslanmis ve bu asamadan sonra da
ekmek artik bir sanayi dali haline gelmistir.
Bugün dünya ülkelerinin %53’ünde ekmek, alinan toplam
kalorinin %50’sini, %87’sinde ise alinan kalorinin %30’undan
fazlasini saglamaktadir. Ekmegin oldukça az tüketildigi
iddia edilen Bati Avrupa Ülkeleri’nde bile alinan proteinin
%30’u, karbonhidratlarin, %50’si, B grubu vitaminlerin
%50’si, E vitaminin %75’i ekmekten saglanmaktadir.
Avrupa’nin güney ve dogu ülkelerinde (Italya, Yunanistan,
Romanya, Bulgaristan, Macaristan, Yugoslavya) ekmek tüketimi
daha fazladir.
4000 YIL ÖNCE 18 EKMEGE BIR EV
Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü΄nde
arastirma görevlisi olan Gürkan GÖKÇEK΄in Kültepe-Kanis΄t en
çikarilan tabletler üzerinde yaptigi arastirmalar oldukça
ilginç bilgileri ortaya çikardi. Asurlular΄in gümüse büyük
önem verdiklerini ve fiyatlari gümüs üzerinden
belirlediklerini ifade eden GÖKÇEK, o dönemlerde altinin
fiyatlandirmada çok nadir olarak kullanildiginin
belirlendigini söylüyor. Kültepe-Kanis kazilarinda çikan
tabletlerde, 4 bin yil öncesine ait köle, hayvan,
gayrimenkul, kumas, maden, içecek ve yiyecek ile ilgili bazi
fiyatlar bulduklarini belirten Gökçek΄in yaptigi
arastirmalara göre gayrimenkuller, diger nesnelere göre daha
ucuz fiyatlarla satiliyormus.
Anadolu΄daki Asur Ticaret Kolonilerinde, 1-1.5 segel gümüse
(1 segel; 8 gram) bir adet ekmek alinirken, ev fiyatlari
18-668, tarla fiyatlari, 60-180 segel gümüs arasinda
degisiyormus. Buna göre bundan 4000 yil önce dört ekmege bir
köle, 18 ekmege bir ev satin alinabiliyormus.
Kayseri-Malatya karayolunun 28. kilometresinde bulunan
Kültepe-Kanis kazi alani, Asur Ticaret Kolonilerinin dini,
sosyal ve kültürel yapisi kadar, iktisadi yasamlarina da
isik tutuyor.
|